Bugünün Haberi
17 Haziran 2025, 18:49
31

Yer Altında Şok Keşif Kayalar Sıvı Gibi Akıyor!

Bilim insanları, gezegenimizin iç yapısına dair ezber bozan bir keşfe imza attı. ETH Zürih Üniversitesi'nden bir ekip, Dünya'nın yüzeyinin 2 bin 700 kilometre altında, mantonun derinliklerinde katı haldeki kayaların çok yavaş ama sürekli bir şekilde aktığını ortaya koydu. Bu şaşırtıcı "kaya akıntısı", gezegenimizin birçok jeolojik sürecinin ardındaki görünmeyen gücü oluşturabileceği düşünülüyor.
Yer Altında Şok Keşif Kayalar Sıvı Gibi Akıyor!

Bu keşif, bilim insanlarının uzun süredir şüphelendiği ancak ilk kez doğrudan gözlemle doğrulanan bir durumu gözler önüne serdi: Derinlerdeki kaya, tıpkı kaynayan bir su tenceresindeki gibi konveksiyon akımlarıyla hareket ediyor. Araştırmanın başyazarı Profesör Motohiko Murakami, "Keşfimiz, Dünya’nın yalnızca yüzeyde değil, iç kısmında da hareket halinde olduğunu gösteriyor" dedi. Bu durum, erimiş magma gibi tamamen sıvı ya da yüzeyde gördüğümüz kırılgan kaya gibi tamamen katı olmayan, kendine özgü bir kaya akışı türünü ifade ediyor.

Jeolojik Süreçlerin Görünmeyen Motoru

Bu teorinin doğrulanmasıyla bilim insanları, artık Dünya’nın derinliklerinde gizli kalan kaya akıntılarını haritalandırmaya başlayabilecek. Bu akıntıların bir gün volkanik patlamaları, depremleri, tektonik levha hareketlerini ve hatta Dünya’nın manyetik alanını tetikleyen "görünmeyen motoru" açıklayabileceği düşünülüyor. Murakami, bu keşfi "bulmacanın eksik kalan parçasını bulduk" olarak yorumladı.

Media content

Mantonun "D Katmanı"nda Alışılmadık Bir Dinamik

Dünya, kabuk, manto ve çekirdek olmak üzere üç ana katmana ayrılıyor. Bu çarpıcı keşif, mantonun "D katmanı" olarak bilinen ve alışılmadık özellikler gösteren bölgesinde yapılan araştırmalarla ortaya çıktı. Depremlerden yayılan sismik dalgalar bu katmana ulaştığında, aniden hızlanıyor; bu da dalgaların farklı bir maddeye girdiğini düşündürüyor.

Yani, D katmanı aslında yüzeyin 2 bin 700 kilometre altında yer alan dev bir yer altı kaya akıntısı. Bu akıntı çok yavaş—yılda yalnızca birkaç santimetre hızla—hareket etse de, milyarlarca yıllık zaman diliminde devasa bir yer değiştirme yaratıyor. Uzmanlar, mantonun her ne kadar katı bir yapıya sahip olsa da, uzun zaman ölçeklerinde sıvı gibi akabildiğini belirtiyor. Yılda sadece birkaç santimetrelik bir hareketin bile dört milyar yıllık bir süreçte devasa bir yer değiştirme anlamına gelmesi, Dünya'nın derinliklerindeki gizli dinamikleri anlamada önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor.

27 Ağustos 2025, 22:15
7

Ceres’te Şok İddia! Asteroit Kuşağındaki Gök Cismi Yaşam Barındırmış Olabilir

NASA’nın Dawn görevi ile elde edilen veriler, Ceres’in milyarlarca yıl önce mikrobiyal yaşam için uygun ortamlar barındırmış olabileceğini gösteriyor. Yeraltında sıcak su rezervuarlarının varlığı, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Detaylar haberimizde…
Ceres’te Şok İddia! Asteroit Kuşağındaki Gök Cismi Yaşam Barındırmış Olabilir

NASA’nın 2015 yılında başlattığı Dawn görevi, Güneş Sistemi’nin ana asteroit kuşağında bulunan ve yaklaşık 940 kilometrelik çapıyla dikkat çeken Ceres hakkında çarpıcı bulgular ortaya çıkardı. Bilim insanlarının son çalışmasına göre, bu cüce gezegen yaklaşık 2,5 ila 4 milyar yıl önce mikrobiyal yaşam için elverişli koşullar barındırmış olabilir. Arizona State Üniversitesi ve NASA Jet Propulsion Laboratory’den araştırmacılar, Dawn uzay aracının topladığı verilerle Ceres’in iç yapısını inceleyerek termal ve kimyasal modeller oluşturdu. Elde edilen bulgular, gezegenin çekirdeğinde radyoaktif elementlerin bozunmasıyla ortaya çıkan ısının yüzeyin altında sıcak su rezervuarları oluşturduğunu ortaya koydu. Bu durum, Ceres’in gençlik döneminde uzun süreli yeraltı okyanuslarına sahip olabileceğini gösteriyor.

CERES’TE MİKROBİYAL YAŞAM İHTİMALİ

Araştırmada öne çıkan en dikkat çekici nokta ise, bu sıcak su rezervuarlarının çekirdek ile manto sınırında yükselen gazlarla karışarak mikrobiyal yaşam için gerekli kimyasal enerjiyi sağlamış olabileceği yönündeki iddia oldu. Araştırmanın başyazarı Samuel W. Courville, “Dünya’da derinlerden gelen sıcak suyun okyanusla karıştığı bölgeler mikroorganizmalar için tam anlamıyla bir ziyafet sunuyor. Ceres’te de benzer bir süreç yaşanmış olabilir” diyerek çalışmanın önemini vurguladı. Eğer bu hipotez doğrulanırsa, Güneş Sistemi’nde Dünya dışında yaşam barındırmış olabilecek yeni bir aday gök cismi daha ortaya çıkmış olacak. Bu bulgular, Ceres’in gelecekte yapılacak uzay görevleriyle daha ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...