Bugünün Haberi
9 Temmuz 2025, 14:45
20

Türkiye 2025'te Daha Çok Sallanıyor: İlk 6 Ayda Saat Başı 4 Deprem Meydana Geldi!

Türkiye, 2025 yılının ilk yarısında 18 bin 191 depremle sarsıldı. Bu rakam, ortalama olarak saatte 4, günde ise 100 deprem yaşandığı anlamına geliyor. Afet Yönetimi Uzmanı, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, bu sayının yıllık ortalamanın üzerinde olduğuna dikkat çekti.
Türkiye 2025'te Daha Çok Sallanıyor: İlk 6 Ayda Saat Başı 4 Deprem Meydana Geldi!

Deprem Sayısındaki Artışın Nedenleri


Doç. Dr. Bülent Özmen'in yaptığı açıklamaya göre, Türkiye denizel alanlarla birlikte bine yakın "deprem üretme potansiyeli olan diri fay" barındırıyor ve her yıl ortalama 25 bin deprem kayıtlara geçiyor. Bu yılın ilk yarısında kaydedilen 18 bin 191 deprem ise, yıllık ortalamaya oldukça yaklaşmış durumda.

Özmen, deprem sayısındaki artışın başlıca nedenlerinden birinin, Ocak ve Şubat aylarında Santorini ve Amorgos adaları civarında yaşanan deprem fırtınası olduğunu belirtti. Ayrıca, 23 Nisan'da İstanbul'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin de sismik hareketliliği önemli ölçüde artırdığını vurguladı.



En Fazla Deprem Muğla'da Yaşandı


İl bazında en fazla depremin yaşandığı yerin Muğla olduğunu belirten Özmen, Muğla'yı sırasıyla Malatya, Kütahya, Kahramanmaraş ve İstanbul'un izlediğini ifade etti.

Doç. Dr. Özmen, günümüzde 2 büyüklüğünün altındaki depremlerin bile tespit edilebildiğini belirterek, "Verilere göre, depremler en yoğun şubat ve nisanda yaşandı. 4 ve 4,9 büyüklüğünde 206 deprem, 5 ve 5,9 büyüklüğünde 18 deprem, 6'dan büyük de 3 depremin meydana geldiğini görüyoruz" bilgisini verdi.

Bu büyük depremlerin en önemlilerinin İstanbul, Kulu-Konya ve Marmaris Bozburun açıklarında meydana gelenler olduğunu dile getiren Özmen, bu depremler nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiğini ve 452 kişinin yaralandığını açıkladı.



İstanbul ve Marmara İçin Deprem Tehlikesi Süürüyor


Doç. Dr. Özmen, son günlerde Marmara Denizi'nde yaşanan sarsıntılara da dikkat çekti. 1 ve 2 Temmuz'da Gemlik'te 3,9, 4,2 ve 4,3 büyüklüğünde, 5 Temmuz'da ise Silivri açıklarında Kumburgaz segmenti üzerinde 3,8 büyüklüğünde meydana gelen depremler nedeniyle, Marmara Bölgesi ve İstanbul'un deprem tehlikesinin bir kez daha gündeme geldiğini belirtti.

Özmen, "Genelde İstanbul'un hemen 15-20 kilometre açığından geçen ve Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolundaki depremler üzerinde durulur. Ancak Gemlik civarında, Marmara Denizi'nin güneyinde Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolunda da sarsıntılar yaşanıyor olması, İstanbul'un Marmara Denizi'nin güneyinde bulunan ve sismik boşluk olarak gösterilen bu koldan da ciddi şekilde etkilenebileceğini gösterdi" diyerek Marmara'daki riskin genişliğine işaret etti.

Genellikle depremlerin Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı gibi levha sınırlarında yaşandığını belirten Özmen, Konya ve Ankara gibi bölgelerde de levha içi diri fayların olduğunu ve bunların da zaman zaman 15 Mayıs'ta Kulu, 17 Şubat ve 29 Haziran'da Ankara'da olduğu gibi deprem ürettiğini vurguladı. Bu durum, sanılanın aksine İç Anadolu'nun da deprem tehlikesi altında bulunduğunu gösteriyor.


Doç. Dr. Özmen, deprem risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaların başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Türkiye'nin diğer bölgelerinde hızlandırılması gerektiğini vurgulayarak, Marmara Denizi'nde yaşanabilecek 7'den büyük bir depremin, Kahramanmaraş merkezli depremlerden 2-3 kat daha fazla etki oluşturabileceği uyarısında bulundu.

27 Ağustos 2025, 22:15
4

Ceres’te Şok İddia! Asteroit Kuşağındaki Gök Cismi Yaşam Barındırmış Olabilir

NASA’nın Dawn görevi ile elde edilen veriler, Ceres’in milyarlarca yıl önce mikrobiyal yaşam için uygun ortamlar barındırmış olabileceğini gösteriyor. Yeraltında sıcak su rezervuarlarının varlığı, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Detaylar haberimizde…
Ceres’te Şok İddia! Asteroit Kuşağındaki Gök Cismi Yaşam Barındırmış Olabilir

NASA’nın 2015 yılında başlattığı Dawn görevi, Güneş Sistemi’nin ana asteroit kuşağında bulunan ve yaklaşık 940 kilometrelik çapıyla dikkat çeken Ceres hakkında çarpıcı bulgular ortaya çıkardı. Bilim insanlarının son çalışmasına göre, bu cüce gezegen yaklaşık 2,5 ila 4 milyar yıl önce mikrobiyal yaşam için elverişli koşullar barındırmış olabilir. Arizona State Üniversitesi ve NASA Jet Propulsion Laboratory’den araştırmacılar, Dawn uzay aracının topladığı verilerle Ceres’in iç yapısını inceleyerek termal ve kimyasal modeller oluşturdu. Elde edilen bulgular, gezegenin çekirdeğinde radyoaktif elementlerin bozunmasıyla ortaya çıkan ısının yüzeyin altında sıcak su rezervuarları oluşturduğunu ortaya koydu. Bu durum, Ceres’in gençlik döneminde uzun süreli yeraltı okyanuslarına sahip olabileceğini gösteriyor.

CERES’TE MİKROBİYAL YAŞAM İHTİMALİ

Araştırmada öne çıkan en dikkat çekici nokta ise, bu sıcak su rezervuarlarının çekirdek ile manto sınırında yükselen gazlarla karışarak mikrobiyal yaşam için gerekli kimyasal enerjiyi sağlamış olabileceği yönündeki iddia oldu. Araştırmanın başyazarı Samuel W. Courville, “Dünya’da derinlerden gelen sıcak suyun okyanusla karıştığı bölgeler mikroorganizmalar için tam anlamıyla bir ziyafet sunuyor. Ceres’te de benzer bir süreç yaşanmış olabilir” diyerek çalışmanın önemini vurguladı. Eğer bu hipotez doğrulanırsa, Güneş Sistemi’nde Dünya dışında yaşam barındırmış olabilecek yeni bir aday gök cismi daha ortaya çıkmış olacak. Bu bulgular, Ceres’in gelecekte yapılacak uzay görevleriyle daha ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...