Bugünün Haberi
31 Ağustos 2025, 16:09
3
(Güncellendi: 31 Ağustos 2025, 16:09)

Prof. Dr. Afyoncu’dan Çarpıcı Uyarı: “Türkiye’nin Geleceği Tehlikede!”

Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’de düşen doğum oranlarına ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Kadınlara en az 2 yıl ücretli izin verilmesi gerektiğini vurgulayan Afyoncu, “Nüfus meselesini çözmezsek geleceğimiz olmaz.” dedi. Ayrıntılar ve dikkat çeken öneriler haberimizde…
Prof. Dr. Afyoncu’dan Çarpıcı Uyarı: “Türkiye’nin Geleceği Tehlikede!”

Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’de giderek azalan doğum oranlarına ve nüfusun geleceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. CNN Türk’te katıldığı programda konuşan Afyoncu, “Hayat şartları zor, kadınlar çalışmak zorunda. Kadınlara en az 2 sene ücretli izin verilmesi gerekiyor. Eğitim meselesi çözülmeli ve teşvikler artırılmalı. Aileler devlet okullarındaki eğitimden yeterince memnun olmadığı için en fazla bir çocuğunu özel okula gönderebiliyor. Bu da doğum oranlarını düşürüyor. Kazakistan örneğinde olduğu gibi, çok çocuklu ailelere ek teşvikler sağlanmalı. 5 çocuğu olan bir aileye devlet emekli maaşı bağlıyor, bizde de benzeri adımlar hızla atılmalı.” ifadelerini kullandı. Afyoncu, nüfus sorununun siyasi değil, tamamen hayati bir mesele olduğuna dikkat çekerek, “Nüfus meselesini çözmezseniz geleceğiniz olmaz. Bugün ekonomik sıkıntılar geçicidir, asıl mesele nüfusun devamlılığıdır.” dedi.

“Kadınlara 2 Yıl Ücretli İzin Verilmeli”

Afyoncu, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde elde ettiği başarılarla dünyada dikkat çektiğini, ancak nüfus meselesinde ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyledi. TEKNOFEST kuşağı gibi genç nesillerin yetişmesinin ülkenin geleceği için kritik olduğunu vurgulayan Afyoncu, teknolojik gelişmelerin ancak güçlü bir nüfus yapısıyla desteklenebileceğini belirtti. “Türk milleti nüfus meselesini hallettiği takdirde geleceği parlaktır. Ancak doğum oranları bu hızla düşerse Anadolu gibi zor bir coğrafyada tutunmamız zorlaşır.” diyen Afyoncu, devletin aileleri daha fazla çocuk yapmaya teşvik edecek kalıcı politikalar üretmesi gerektiğinin altını çizdi. Kadınların iş hayatındaki yükünü hafifletecek düzenlemeler, eğitimde kalitenin artırılması ve ekonomik desteklerin çeşitlendirilmesiyle doğum oranlarında yeniden artış sağlanabileceğini belirtti.

31 Ağustos 2025, 16:17
1

Özgür Özel’den Sert Çıkış, Akın Gürlek Sessiz: Polemik Tek Taraflı mı Yürütülüyor?

Özgür Özel dokunulmazlığı ve siyasi gücüyle eleştirilerini yüksek sesle dile getiriyor. Akın Gürlek ise başsavcı kimliği nedeniyle cevap veremiyor. İki isim arasındaki polemik eşit şartlarda yürütülmüyor; detaylar haberimizde…
Özgür Özel’den Sert Çıkış, Akın Gürlek Sessiz: Polemik Tek Taraflı mı Yürütülüyor?

Türkiye siyasetinde zaman zaman yargı ile siyasetin kesiştiği alanlarda tartışmalar büyüyor. Son günlerde kamuoyunda en çok konuşulan isimlerden biri de CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Başsavcı Akın Gürlek oldu. Özgür Özel, dokunulmazlığı, siyasi gücü ve miting düzenleme imkânı sayesinde söylemlerini yüksek perdeden dile getirebilirken, Akın Gürlek konumu gereği aynı şekilde karşılık veremiyor. Özel’in elinde sürekli basın toplantısı yapma, televizyon ekranlarına çıkma, miting meydanlarında halka seslenme gibi avantajlar bulunuyor. Bunun yanı sıra, dokunulmazlığı sayesinde en sert eleştirileri dahi herhangi bir yasal yaptırıma uğramadan ifade edebilme özgürlüğüne sahip. Bu da siyasi polemiklerde Özel’in elini güçlendiren en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Yargı ve Siyaset Arasındaki Asimetri

Öte yandan Akın Gürlek ise bir devlet memuru sıfatıyla görev yapan bir başsavcı olarak siyasi polemiklere giremiyor. Yasal çerçevede soruşturma açma, gözaltı kararı verme, arama başlatma gibi ciddi yetkiler elinde olsa da medya karşısında sessiz kalmak zorunda. Görevi gereği siyasi polemiklere katılması, iddialara karşı kendisini savunması ya da basın açıklamaları yapması mümkün değil. Bu nedenle Gürlek ile Özel arasındaki tartışma, kamuoyunda tek taraflı bir görünüm kazanıyor. Gürlek’in sessizliği, Özel’in sert eleştirilerini daha görünür hale getirirken, bu durum siyasette "asimetri" tartışmalarını gündeme taşıyor. Sonuç olarak, siyasi polemik açısından iki isim arasında eşit bir zemin bulunmadığı ve bu tablonun taraflardan birinin sürekli avantajlı konumda görünmesine yol açtığı ifade ediliyor.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...