Bugünün Haberi
29 Ağustos 2025, 12:28
3

Kuvvetli Yağışlar ve Soğuk Dalgaları Yolda: La Nina Türkiye’yi Nasıl Etkileyecek?

La Nina etkisiyle Türkiye’de kuvvetli yağışlar, soğuk hava dalgaları ve erken kar yağışı bekleniyor. Uzmanlar, bu kışın hem bereketli hem de riskli geçeceğini belirtiyor. Detaylar ve bölgeler bazında öngörüler haberimizde…
Kuvvetli Yağışlar ve Soğuk Dalgaları Yolda: La Nina Türkiye’yi Nasıl Etkileyecek?

Yaz aylarının sona ermesiyle birlikte Türkiye, hava düzenini etkileyecek küresel bir iklim olayıyla karşı karşıya: La Nina. Tropikal Pasifik’te gelişmeye başlayan orta şiddetteki La Nina evresi, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) verilerine göre sonbahardan itibaren etkisini gösterecek. Uzmanlar, bu durumun özellikle kış aylarında atmosferik dolaşımı belirgin şekilde değiştireceğini ve Türkiye’de hem kuvvetli yağışlara hem de sert soğuk hava dalgalarına neden olabileceğini söylüyor. Sabah ve akşam saatlerinde kendini hissettiren serinlik, La Nina’nın getireceği soğuk kışın ilk işaretleri olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda kuraklığın ciddi şekilde hissedildiği Türkiye’de, bu kışın yağış açısından zengin geçebileceği ve barajlardaki su seviyelerinin yeniden yükselebileceği öngörülüyor.

İlk Kar ve Kuraklığın Sonu mu?

Meteoroloji uzmanları, Eylül ayının sonlarına doğru Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde kuvvetli yağışların başlayabileceğini, kış mevsimiyle birlikte ise İç Anadolu ve Marmara’da sert soğukların hissedileceğini aktarıyor. İlk karın özellikle Doğu Anadolu’da beklenenden erken gelebileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte, Akdeniz ve Ege bölgelerinde şiddetli sağanakların su baskını riskini artırabileceği uyarısı yapılıyor. La Nina’nın etkisiyle yağışların artması, tarımda uzun süredir devam eden kuraklığın hafiflemesine katkı sağlayabilir. Ancak uzmanlar, aşırı yağışların da farklı riskler getireceğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin bu kış hem bereketli yağışlar hem de sert soğuk hava dalgalarıyla karşı karşıya kalabileceği belirtilirken, vatandaşların hava raporlarını daha sık takip etmesi gerektiği vurgulanıyor.

29 Ağustos 2025, 12:57
2

Erdoğan’ın Sözleriyle Başladı: Öcalan’dan Mektup, Bahçeli’den Şok Çıkış!

Türkiye “Terörsüz Türkiye” girişimiyle tarihi bir sürecin eşiğinde. İmralı görüşmeleri, siyasi hamleler ve bölgesel tehditler yeni bir dönemin habercisi oldu. Sürecin perde arkasındaki kritik adımlar ve tüm detaylar haberimizde…
Erdoğan’ın Sözleriyle Başladı: Öcalan’dan Mektup, Bahçeli’den Şok Çıkış!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te TBMM açılış konuşmasında yaptığı uyarılar, Türkiye’nin güvenlik politikalarında yeni bir sürecin kapısını araladı. Erdoğan, İsrail yönetiminin dini fanatizmle hareket ederek Filistin ve Lübnan’dan sonra Anadolu’ya göz dikebileceğini dile getirmiş, bu tehdidin yalnızca Türkiye’nin değil tüm bölgenin güvenliğini ilgilendirdiğini söylemişti. O günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Partili isimlerle tokalaşarak başlattığı “Terörsüz Türkiye” girişimi, Ankara siyasetinde büyük yankı uyandırdı. İsrail’in saldırganlığı ve bölgedeki dengeleri değiştiren gelişmeler, ABD’nin desteğiyle giderek büyürken, Türkiye içeride “terörsüzleşme” adımlarına hız verdi. Özellikle TBMM’deki kapalı oturumlar, Özgür Özel’in tavrı ve muhalefet ile iktidarın farklı okumaları, sürecin siyasi boyutunu daha da karmaşık hale getirdi.

Terörsüz Türkiye Süreci ve Öcalan Görüşmeleri

8 Ekim 2024’te TBMM’de alınan kararlarla resmen başlayan süreç, kısa sürede İmralı görüşmelerine uzandı. Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılması ve örgütün feshedilmesi halinde umut hakkından yararlanabileceğini dile getirerek sürece beklenmedik bir yön verdi. 28 Aralık 2024’te DEM Parti heyeti Öcalan ile görüştü, ertesi gün ise Öcalan’ın destek mesajı kamuoyuna aktarıldı. 2025 yılı boyunca devam eden görüşmelerde, DEM Parti temsilcileri Numan Kurtulmuş ve Bahçeli ile bir araya gelirken, 22 Ocak’ta ikinci İmralı ziyareti gerçekleşti. 13 Şubat’ta PKK yöneticilerinden Cemil Bayık’ın Öcalan’dan mektup aldığını açıklaması, sürecin kritik aşamaya girdiğinin göstergesi oldu. “Terörsüz Türkiye” yaklaşımı, yalnızca iç güvenlik politikaları açısından değil, bölgesel barış perspektifi bakımından da tartışmaların merkezine yerleşti.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...