Bugünün Haberi
29 Ağustos 2025, 12:34
2

BİM Depo İşçilerinden Şok İddia: “Her Ay Binlerce Lira Kesiliyor!”

BİM depo işçileri, vergi dilimi, prim kesintisi, hata payı uygulaması ve kaldırılan destekler nedeniyle maaşlarından her ay binlerce lira eksildiğini öne sürdü. Çalışanlar, fazla mesai ücretlerinin bile eksik yatırıldığını iddia ediyor. “Haklarımızı istiyoruz” diyen işçiler, detayları tüm çıplaklığıyla anlattı. Detaylar haberimizde…
BİM Depo İşçilerinden Şok İddia: “Her Ay Binlerce Lira Kesiliyor!”

Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden biri olan BİM’in depolarında çalışan işçiler, son dönemde artan kesintiler ve ağır çalışma koşulları nedeniyle tepkilerini dile getirdi. Çalışanlar, ücretlerinin asgari ücretin biraz üzerinde olmasına rağmen vergi diliminden kaynaklı ciddi kayıplar yaşadıklarını ifade ediyor. Prim sistemiyle koli başına ek ücret aldıklarını söyleyen işçiler, bu primlerin de maaşla birleştirilip vergiye tabi tutulması sonucu net gelirlerinin her ay binlerce lira azaldığını belirtiyor. Bir depo işçisi, “Ayda neredeyse 7-8 bin lira kaybımız oluyor. Vergi adaletsizliği yüzünden kazandığımızı geri veriyoruz” sözleriyle yaşanan mağduriyeti anlattı. İşçiler ayrıca, depolarda yapılan en küçük hata nedeniyle maaşlarından “hata payı” adı altında kesinti yapıldığını ve fazla mesai ücretlerinin de çeşitli gerekçelerle eksik ödendiğini öne sürüyor.

“Destek Kaldırıldı, Günler İçeride Kalıyor”

BİM’in bir dönem çalışanlarına verdiği 2 bin TL’lik “BİM para” desteğinin de kaldırıldığını dile getiren depo işçileri, bunun da mağduriyeti artırdığını belirtiyor. İşçiler, “Koca BİM, verdiği 2 bin lirayı bile kesiyor. Destek olacağına daha çok kesinti peşinde” diyerek tepki gösterdi. Ayrıca ayın 31 gün çektiği dönemlerde bir günlerinin içeride kaldığını, yılda 7 gün boyunca karşılık alamadan çalıştırıldıklarını iddia eden çalışanlar, “O günler bizim hakkımız, ama ya çalıştırmasınlar ya da ücretimizi ödesinler. BİM’de çalışan herkes aynı durumda ve herkes şikayetçi” ifadelerini kullandı. Çalışanların tek talebi, hak ettikleri ücretin kesintisiz şekilde ödenmesi ve vergi adaletsizliğinin sona ermesi. İşçiler, kamuoyuna seslenerek sorunlarının duyulmasını ve çözülmesini istiyor.

29 Ağustos 2025, 12:57
0

Erdoğan’ın Sözleriyle Başladı: Öcalan’dan Mektup, Bahçeli’den Şok Çıkış!

Türkiye “Terörsüz Türkiye” girişimiyle tarihi bir sürecin eşiğinde. İmralı görüşmeleri, siyasi hamleler ve bölgesel tehditler yeni bir dönemin habercisi oldu. Sürecin perde arkasındaki kritik adımlar ve tüm detaylar haberimizde…
Erdoğan’ın Sözleriyle Başladı: Öcalan’dan Mektup, Bahçeli’den Şok Çıkış!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te TBMM açılış konuşmasında yaptığı uyarılar, Türkiye’nin güvenlik politikalarında yeni bir sürecin kapısını araladı. Erdoğan, İsrail yönetiminin dini fanatizmle hareket ederek Filistin ve Lübnan’dan sonra Anadolu’ya göz dikebileceğini dile getirmiş, bu tehdidin yalnızca Türkiye’nin değil tüm bölgenin güvenliğini ilgilendirdiğini söylemişti. O günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Partili isimlerle tokalaşarak başlattığı “Terörsüz Türkiye” girişimi, Ankara siyasetinde büyük yankı uyandırdı. İsrail’in saldırganlığı ve bölgedeki dengeleri değiştiren gelişmeler, ABD’nin desteğiyle giderek büyürken, Türkiye içeride “terörsüzleşme” adımlarına hız verdi. Özellikle TBMM’deki kapalı oturumlar, Özgür Özel’in tavrı ve muhalefet ile iktidarın farklı okumaları, sürecin siyasi boyutunu daha da karmaşık hale getirdi.

Terörsüz Türkiye Süreci ve Öcalan Görüşmeleri

8 Ekim 2024’te TBMM’de alınan kararlarla resmen başlayan süreç, kısa sürede İmralı görüşmelerine uzandı. Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılması ve örgütün feshedilmesi halinde umut hakkından yararlanabileceğini dile getirerek sürece beklenmedik bir yön verdi. 28 Aralık 2024’te DEM Parti heyeti Öcalan ile görüştü, ertesi gün ise Öcalan’ın destek mesajı kamuoyuna aktarıldı. 2025 yılı boyunca devam eden görüşmelerde, DEM Parti temsilcileri Numan Kurtulmuş ve Bahçeli ile bir araya gelirken, 22 Ocak’ta ikinci İmralı ziyareti gerçekleşti. 13 Şubat’ta PKK yöneticilerinden Cemil Bayık’ın Öcalan’dan mektup aldığını açıklaması, sürecin kritik aşamaya girdiğinin göstergesi oldu. “Terörsüz Türkiye” yaklaşımı, yalnızca iç güvenlik politikaları açısından değil, bölgesel barış perspektifi bakımından da tartışmaların merkezine yerleşti.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...