Bugünün Haberi
18 Şubat 2025, 17:10
30
(Güncellendi: 22 Temmuz 2025, 21:51)

Türkiye'de kadınlar, erkeklere göre daha mutlu. (TÜİK)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), son dönemde yaptığı "Yaşam Memnuniyeti ve Mutluluk Araştırması" sonuçlarını yayımladı. Araştırmada, Türkiye'deki kadınların erkeklere kıyasla daha mutlu olduğu tespit edildi. Bu bulgular, toplumsal cinsiyet rolleri, yaşam koşulları ve psikolojik faktörler açısından önemli ipuçları sunarken, kamuoyunda da geniş bir tartışma yarattı.
Türkiye'de kadınlar, erkeklere göre daha mutlu. (TÜİK)

Araştırmanın Detayları

TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre, Türkiye genelinde kadınların %65'i "mutlu" ya da "oldukça mutlu" olduğunu ifade ederken, bu oran erkeklerde %58 olarak gerçekleşti. Araştırma, ülke genelinde farklı yaş grupları, gelir düzeyleri ve coğrafi bölgelerden binlerce kişiyle yüz yüze görüşmeler yapılarak gerçekleştirildi. Katılımcılardan, genel yaşam memnuniyetleri, duygusal durumları ve gelecek beklentileri hakkında bilgi alındı.


Araştırma ayrıca, kadınların özellikle aile içi ilişkiler, sosyal bağlar ve kişisel başarılar konusunda daha olumlu bir algıya sahip olduğunu ortaya koydu. Erkekler ise ekonomik stres, iş yükü ve toplumsal beklentiler nedeniyle daha fazla baskı altında hissettiklerini belirtti.

Neden Kadınlar Daha Mutlu?

Uzmanlar, kadınların erkeklere göre daha mutlu çıkmasının ardında yatan nedenleri çeşitli faktörlere bağlıyor:

Duygusal İfade Özgürlüğü: Kadınların, duygularını daha rahat ifade etme eğiliminde oldukları ve bu sayede stresi daha iyi yönetebildikleri düşünülüyor. Psikologlar, duygusal açıklığın bireylerin mutluluğunu artırdığına dikkat çekiyor.
Sosyal Bağlar: Kadınlar, aile ve arkadaş çevresiyle daha sık iletişim halinde bulunuyor. Sosyal destek ağlarının güçlü olması, yaşam memnuniyetini artırıyor.
Beklentiler ve Gerçekler Arasındaki Fark: Araştırmalara göre, kadınlar genellikle daha gerçekçi beklentilere sahipken, erkeklerin mesleki ve maddi başarılar konusundaki yüksek beklentileri, hayal kırıklığı yaşama riskini artırabiliyor.
Kadınların Rol Çeşitliliği: Kadınlar, hem iş hayatında hem de aile içinde birden fazla rol üstlenerek kendilerini daha üretken hissedebiliyor. Bu durum, onların yaşamdan daha fazla tatmin duymalarına katkı sağlıyor.


Erkekler Neden Daha Az Mutlu?

Erkeklerin mutluluk düzeylerinin daha düşük çıkmasının başlıca nedenleri arasında şunlar yer alıyor:

Ekonomik Sorumluluklar: Toplumda erkeklere yüklenen maddi sorumluluklar, özellikle ekonomik istikrarsızlık dönemlerinde stres seviyesini artırıyor.
Toplumsal Basınç: Erkeklerin "güçlü ve duygusal olmayan" bir imaja uygun davranma zorunluluğu, duygusal sağlık üzerinde olumsuz etki yapıyor.
İş-Yaşam Dengesi: Uzun çalışma saatleri ve yoğun iş yükü, erkeklerin kişisel yaşamlarından keyif almalarını engelliyor.


27 Ağustos 2025, 14:34
5

Utanç Kadının Değil Failin! İfşalarla Yıkılan Ataerkil Düzen

Taciz ifşaları yalnızca bireysel suçları değil, onları koruyan sistemleri de açığa çıkarıyor. Feminist politika, utancı mağdura değil faile iade ederek hakikati kamusal alana taşıyor. İfşaların neden bu kadar önemli olduğuna dair tüm detaylar haberimizde…
Utanç Kadının Değil Failin! İfşalarla Yıkılan Ataerkil Düzen

Türkiye’de son günlerde art arda gelen taciz ifşaları, yalnızca bireysel failleri değil, onların eylemlerini mümkün kılan ataerkil sistemleri de açığa çıkarıyor. Feminist politika, mağdurun sessizliğine odaklanmak yerine bu sessizliği üreten, yeniden üreten ve koruyan toplumsal mekanizmaları ifşa etmeyi hedefliyor. Çünkü utanç, kadının ya da çocuğun sırtına yüklenen bireysel bir duygu değil; erkekliğin “onur” adı altında sahip çıktığı, sistematik biçimde dağıtılan ve failin korunmasını sağlayan bir araç olarak işliyor. UNICEF verilerine göre dünya genelinde milyonlarca kadın ve çocuk en yakınları tarafından istismara uğrarken, devlet ve kurumların bu utancı gizlemeye yönelik ikiyüzlü tavrı, mağdurların-hayatta kalanların sesini bastırıyor.

Onur kime ait, utanç kime?

Psikoloji literatüründe utanç çoğu kez bireysel duygu olarak tanımlansa da feminist teoriler bunun toplumsal bir inşa olduğunu vurguluyor. Kadınlara itaatkârlık ve utangaçlık, erkeklere meydan okuma ve cesaret atfedilerek duygular dahi cinsiyetlendirilmiş durumda. İşte bu nedenle ifşalar, yalnızca bireysel deneyimleri açığa çıkarmak değil, utancı faillere iade edip onuru kadın dayanışmasının merkezine taşımak anlamına geliyor. Gabor Maté’nin de belirttiği gibi, travmayı derinleştiren yaşanan olayın kendisi değil, sonrasında mağdurun nasıl karşılandığıdır. Kadınların ve çocukların adalet arayışında sürekli susmaya zorlandığı bir düzende, ifşalar sessizliği kıran en güçlü kolektif araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bugün asıl soru, “neden şimdi anlattı?” değil, “neden bu kadar susturulmak zorunda kaldı?” olmalıdır. Çünkü utanç kadına değil, failin işlediği şiddeti mümkün kılan ataerkil zihniyete aittir.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...