Bugünün Haberi
29 Ağustos 2025, 13:15
3

Göbeklitepe’yi Gölgede Bırakan Keşif: Mendik Tepe İnsanlık Tarihini Baştan Yazacak!

Urfa’da yürütülen kazılarda tarihin en eski yerleşimlerinden biri gün yüzüne çıkarılıyor. Göbeklitepe’den daha eski olduğu düşünülen Mendik Tepe, yerleşik yaşama dair kritik ipuçları barındırıyor. Arkeologların bulguları insanlık tarihine yeni bir yön verebilir, detaylar haberimizde…
Göbeklitepe’yi Gölgede Bırakan Keşif: Mendik Tepe İnsanlık Tarihini Baştan Yazacak!

Urfa’da, tarihin en eski yerleşimlerinden biri olabileceği düşünülen Mendik Tepe’de kazı çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göbeklitepe’den daha eski olduğu öne sürülen Mendik Tepe, yerleşik yaşama geçişin izlerini ortaya koyma potansiyeliyle büyük merak uyandırıyor. Çakmak Tepe Kazı Başkanı Fatma Şahin tarafından keşfedilen bu alan, 2024 yılında Liverpool Üniversitesi’nden Prof. Dr. Douglas Baird başkanlığında başlatılan çalışmalarla bilim dünyasının radarına girdi. İngiliz Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi iş birliğiyle yürütülen kazılarda farklı boyutlarda yapılar ortaya çıkarıldı. Bazı yapılar küçük depolama alanları ya da yemek hazırlık bölmeleri olarak değerlendirilirken, bazıları ise konut veya ritüel amaçlı merkezler olarak öne çıkıyor. Özellikle dikkat çeken büyük taş işçiliğine sahip yapılar, buradaki toplulukların sadece barınma değil, aynı zamanda sosyal ve dini pratikler için de özel mekanlar oluşturduğunu gösteriyor.

Neolitik Döneme Işık Tutuyor

Prof. Dr. Baird, Mendik Tepe’nin Neolitik Dönem’in en erken aşamalarına tarihlendiğini belirterek, burasının Göbeklitepe ve Karahantepe gibi ünlü Taş Tepeler’den bile daha eski olabileceğine dikkat çekti. Elde edilen veriler, insanlığın avcı-toplayıcı yaşam tarzından yerleşik düzene geçiş sürecine dair kritik ipuçları sunuyor. Göbeklitepe ve Karahantepe’de görülen “T” biçimli dikili taşların aksine Mendik Tepe’de farklı tipte dikili taşlara rastlanması, burayı diğerlerinden ayıran özgün bir özellik olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Mendik Tepe’nin yaklaşık 5 kilometre uzağındaki Çakmak Tepe’de de benzer tarihlere ait izler bulunması, bölgenin çok daha eski ve geniş çaplı bir yerleşim ağına ev sahipliği yapmış olabileceğini düşündürüyor. Uzmanlara göre Mendik Tepe, Neolitik dönemin başlangıcını anlamak açısından dünya arkeolojisinde çığır açabilecek nitelikte.

29 Ağustos 2025, 13:23
0

8 Bin 800 Yıllık Şok Keşif: Gökçeada’da İlk Tarımcıların Konutları Bulundu!

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde 8 bin 800 yıl öncesine ait tarımcı topluluk konutları gün yüzüne çıkarıldı. Kazılarda yuvarlak planlı, saz örgü tekniğiyle yapılmış mimariler bulundu. Ege adalarının en erken yerleşimi olarak tarihe geçen keşif, detaylarıyla haberimizde…
8 Bin 800 Yıllık Şok Keşif: Gökçeada’da İlk Tarımcıların Konutları Bulundu!

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 2009 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik kazılar, insanlık tarihine ışık tutan çarpıcı bulgular ortaya koymaya devam ediyor. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Burçin Erdoğu başkanlığındaki ekip, bu yılki çalışmalarda 8 bin 800 yıl öncesine tarihlenen beş mimari yapıyı gün yüzüne çıkardı. Erdoğu, bu yapıların tarımcı topluluklara ait konutlar olduğunu belirterek, Ege adalarının en erken yerleşim yerlerinden birinin Gökçeada olduğunu vurguladı. Milattan önce 6800’lere tarihlenen kalıntılar, bölgenin yalnızca tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle değil, aynı zamanda çanak çömlek yapımı, metalürji ve anıtsal mimariyle de öncü bir yerleşim merkezi olduğunu gösteriyor. Araştırmalara göre, Ege adaları içerisinde ilk defa şehircilik anlayışının filizlendiği noktalardan biri de burası.

Tarımcı Toplulukların İlk İzleri

Kazılarda ulaşılan yuvarlak planlı, çukur tabanlı ve saz örgü tekniği ile inşa edilmiş konutlar, Ege adalarında ilk kez rastlanan bir mimariyi temsil ediyor. Bu özellikleriyle buluntular, yalnızca Türkiye için değil, dünya arkeolojisi için de önemli kabul ediliyor. Prof. Dr. Erdoğu, Gökçeada ile Girit’teki Knossos yerleşiminin, Ege adalarının en erken tarımcı topluluklarına ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, Uğurlu Höyüğü’nün bu bağlamda tarihe yön veren bir merkez olduğunun altını çizdi. Her kazı döneminde yeni bir keşfe imza atıldığını ifade eden Erdoğu, bu yıl özellikle erken tabakalara odaklandıklarını ve mimari açıdan çok değerli sonuçlara ulaştıklarını kaydetti. Elde edilen veriler, Ege adalarının geçmişini yeniden yazmaya aday olacak nitelikte.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...