Bugünün Haberi
30 Ağustos 2025, 22:30
4

Ekonomide Fırtına Başlıyor: Eylülde Büyük Kriz Sinyalleri!

Türkiye ekonomisi eylülle birlikte siyasi ve ekonomik risklerin gölgesinde zor bir döneme giriyor. Enflasyonla mücadeledeki başarısızlık, faiz baskısı ve artan dış tehditler piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Siyasi ve jeopolitik gelişmelerin ekonomiye etkisi merak konusu... Detaylar haberimizde!
Ekonomide Fırtına Başlıyor: Eylülde Büyük Kriz Sinyalleri!

Türkiye ekonomisi, her yıl eylül ayıyla birlikte hareketlenen döneme bu kez daha zorlu koşullar altında giriyor. Enflasyonla mücadelede istenilen başarıya ulaşılamaması, faizlerde hızlı indirim beklentisinin artması ve Merkez Bankası’nın manevra alanının daralması, piyasaların belirsizliğini artırıyor. Son dönemde yaşanan aşırı borçlanma ve Hazine’nin biriktirdiği devasa nakit rezerv, ekonomi çevrelerinde “büyük bir krize karşı hazırlık” şeklinde yorumlanıyor. Ancak ekonomiyi yalnızca makro veriler değil, artan iç ve dış siyasi riskler de baskılıyor. CHP Kurultayı’nın iptali ve olası kayyum atamaları gibi siyasi gelişmeler, toplumun geniş kesimlerinde yeni tepkilere yol açabilir. Bu risklerin, ekonomik güven ortamını daha da zayıflatması ihtimali gündeme geliyor.

Siyasi Riskler ve Suriye Tehdidi

İç politikada gerilimi yükselten tartışmaların yanında, Suriye ve Gazze’deki gelişmeler de ekonomik tehditleri büyütüyor. İsrail’in saldırılarının artması ve Suriye’de üniter yapının zayıfladığına dair işaretler, Türkiye’nin hem dış politikada hem de ekonomide yeni risklerle karşı karşıya kalmasına neden olabilir. ABD ve İsrail ile gerilimin tırmanması, yabancı sermaye girişini frenleyebilir ve rezervler üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca Suriye’de Kürt bölgesinin özerklik taleplerinin yükselmesi, içeride yürütülen çözüm süreci için büyük bir tehdit olarak öne çıkıyor. Çözüm sürecinin bozulması ise silahların bırakıldığı dönemin sona ermesine, güvenlik sorunlarının yeniden gündeme gelmesine ve toplumsal tepkilerin büyümesine yol açabilir. Tüm bu tabloya, siyasi otoritenin yanlış kararları ve ekonomik programdaki gecikmeler de eklenince, ekonomide istikrar sağlanması her zamankinden daha zor hale geliyor. Önümüzdeki sonbahar, hem siyasi hem de ekonomik açıdan Türkiye için kritik bir döneme işaret ediyor.

30 Ağustos 2025, 22:45
4

BYD’den Türkiye Sürprizi: Avrupa’ya Vergisiz İhracat İçin Düğmeye Bastı!

BYD, Malezya’da 2026’da faaliyete geçecek bir montaj fabrikası kuracağını duyurdu. Ancak asıl sürpriz Türkiye’de: Şirket, beklenenden çok daha erken üretime başlayacak. Avrupa’ya gümrüksüz ihracat imkânı Türkiye’yi stratejik merkez haline getirecek. Detaylar haberimizde!
BYD’den Türkiye Sürprizi: Avrupa’ya Vergisiz İhracat İçin Düğmeye Bastı!

Çin’in elektrikli araç devi BYD, Güneydoğu Asya’daki varlığını güçlendirmek için Malezya’da yeni bir montaj fabrikası kuracağını duyurdu. Şirket, CKD (tamamen sökülmüş parça montajı) yöntemiyle üretim yapılacağını ve fabrikanın 2026’da faaliyete geçeceğini açıkladı. Malezya’da Seal modelinin güncellenmiş versiyonunun lansmanı sırasında konuşan BYD Asya-Pasifik Satış Genel Müdürü Liu Xue Liang, Malezya’nın şirket için stratejik bir pazar olduğunu vurguladı. Halihazırda Tayland’da 2024’te üretime başlayan BYD, Kamboçya’da da fabrika planları yapıyor. Malezya’da Premium ve Performans versiyonlarıyla satışa sunulan güncel Seal modeli, önceki versiyonuna göre daha uygun fiyatlarla piyasaya çıktı. Şirket ayrıca Malezya’da yeni mağaza açılışlarıyla satış ağını genişleterek 43 mağazaya ulaştı.

Türkiye Fabrikasında Beklenen Hamle

BYD’nin planları yalnızca Güneydoğu Asya ile sınırlı kalmıyor. Şirketin Macaristan’daki fabrikasının seri üretimi 2026’ya ertelenecek ve tesis en az iki yıl kapasitesinin altında çalışacak. Buna karşılık, Türkiye’de kurulacak fabrikanın beklenenden daha erken üretime başlayacağı öğrenildi. Türkiye’deki düşük işçilik maliyetleri ve stratejik konumu sayesinde BYD’nin bu tesiste Avrupa’ya yönelik üretim yapması planlanıyor. Böylece, Türkiye’de üretilen araçlar Avrupa Birliği’ne gümrük vergisi olmadan ihraç edilebilecek. Bu gelişme, Çin yatırımlarını çekmeyi uman AB için bir darbe niteliğinde yorumlanıyor. Türkiye, uzun yıllardır Toyota, Renault, Ford, Hyundai ve Stellantis gibi dev üreticiler için önemli bir üretim merkezi olarak biliniyor. Mart ayında Chery’nin de yıllık 200 bin araçlık kapasiteyle 1 milyar dolarlık fabrika yatırımı açıklaması, Türkiye’nin otomotiv sektöründeki cazibesini bir kez daha gözler önüne sermişti. BYD’nin erken üretim hamlesi, Türkiye’yi Çinli elektrikli araç üreticileri için Avrupa’ya açılan kapı haline getirecek.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...