Bugünün Haberi
29 Ağustos 2025, 14:44
4

DGS Tercihleri Başladı: Adaylar İçin Kritik Uyarı Yapıldı!

2025 Dikey Geçiş Sınavı tercih süreci resmen başladı. Adaylar, tercihlerini 4 Eylül 23.59’a kadar ais.osym.gov.tr adresinden yapabilecek. DGS tercihlerine dair kritik detaylar haberimizde…
DGS Tercihleri Başladı: Adaylar İçin Kritik Uyarı Yapıldı!

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2025 Dikey Geçiş Sınavı (DGS) kapsamında tercih işlemlerinin başladığını duyurdu. 2 yıllık ön lisans eğitimlerini 4 yıllık lisans programlarına tamamlamak isteyen adayların büyük bir heyecanla beklediği süreç, bugün itibarıyla resmen başladı. ÖSYM’nin açıklamasına göre adaylar, tercihlerini 4 Eylül 2025 saat 23.59’a kadar yapabilecek. Bu süre zarfında adayların tercihlerini yaparken dikkat etmeleri gereken en önemli husus, ÖSYM tarafından yayımlanan 2025-DGS Başvuru Kılavuzu’nu dikkatlice incelemek. Kılavuzda yer alan kurallar, yerleştirme ilkeleri ve program kontenjanları, adayların tercihlerini doğru ve bilinçli şekilde yapabilmeleri için kritik öneme sahip.

Başvurular ÖSYM’nin Resmi Sitesi Üzerinden Alınıyor

Adaylar, tercih işlemlerini yalnızca elektronik ortamda gerçekleştirebilecek. Bunun için T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle ÖSYM’nin resmi internet adresi olan ais.osym.gov.tr üzerinden giriş yapılması gerekiyor. ÖSYM, tercih süresinin son gününde yoğunluk yaşanabileceği uyarısında bulunarak, adayların işlemlerini son günlere bırakmamalarını tavsiye etti. DGS tercihleri, her yıl on binlerce öğrencinin ön lisans eğitimlerini lisansa tamamlama fırsatı bulduğu önemli bir aşamayı oluşturuyor. Uzmanlar, adayların tercih yapmadan önce başarı sıralarını, kontenjanları ve geçmiş yıllardaki yerleşme verilerini dikkate alması gerektiğini hatırlatıyor. 2025 DGS sonuçları ve tercih süreci, binlerce öğrenci için geleceklerini şekillendirecek en kritik adımlardan biri olarak görülüyor.

26 Ağustos 2025, 19:26
6

MEB’in Yeni Genelgesi Tartışma Yarattı! Öğretmenlere Ek Yük, Eğitime Yüzeysel Çözümler

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı 2025/63 sayılı genelge, yeni eğitim yılı öncesinde dikkatleri üzerine çekti. Aile yılı ve çevre duyarlılığı gibi olumlu adımlar öne çıksa da, öğretmenlere getirilen yeni görevler ve yapısal sorunlara çözüm getirilmemesi tepki çekiyor. Eğitimde kalıcı değişim bekleyenler için hayal kırıklığı yaratan genelgenin detayları haberimizde…
MEB’in Yeni Genelgesi Tartışma Yarattı! Öğretmenlere Ek Yük, Eğitime Yüzeysel Çözümler

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 18 Ağustos 2025’te yayımladığı 2025/63 sayılı genelge, yeni eğitim-öğretim yılına dair çok sayıda düzenlemeyi içeriyor. Aile yılı ilanı, çevre duyarlılığının öne çıkarılması, özel şube uygulamalarının kaldırılması, mevsimlik tarım işçisi çocukların eğitimine yönelik adımlar ve dijital bağımlılıkla mücadele gibi başlıklar ilk bakışta olumlu görünse de, genelgeye yönelik eleştiriler az değil. Özellikle, cep telefonlarının sınıflarda yasaklanması, öğrencilerin okuma kültürünü geliştirmeye yönelik projeler ve sürdürülebilirlik odaklı etkinlikler pedagojik anlamda dikkat çekici bulunuyor. Ancak eğitim çevreleri, bu girişimlerin yapısal sorunları çözmek yerine günü kurtarma niteliği taşıdığını, kalıcı ve köklü adımların hâlâ atılmadığını dile getiriyor.

Yüzeysel düzenlemeler mi, kalıcı çözümler mi?

Genelgede en çok tartışma yaratan konulardan biri, öğretmenlere yüklenen yeni görevler oldu. Zaten ağır ders yükü ve sınav odaklı eğitim baskısı altında çalışan öğretmenlerin, rapor hazırlamaktan veli eğitimlerine, çevre etkinliklerinden odak grup toplantılarına kadar çok sayıda ek sorumluluk üstlenmesi beklendiği ifade ediliyor. Eleştiriler, bu durumun eğitimin kalitesini artırmak yerine öğretmenleri yıpratacağını savunuyor. Ayrıca, kırsal bölgelerdeki küçük okulların açık tutulacağı belirtilse de, fiziki yetersizlikler, öğretmen eksiklikleri ve teknolojik donanım sorunlarına dair somut bir plan sunulmaması dikkat çekiyor. Eğitim politikalarının “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” üzerinden ideolojik bir çerçeveye sıkıştırılması ise farklı sosyo-kültürel kesimlerin beklentilerini dışlayarak kutuplaşmayı derinleştirebilir. Bu nedenle, genelgenin kalıcı çözümlerden uzak, kısa vadeli düzenlemelerle sınırlı kaldığı görüşü ağır basıyor.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...