Türkiye'de Çocuk Evlilikleri: Endişe Verici Bir Gerçek
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı evlenme ve boşanma verileri, çocuk yaşta evliliklerin ülkenin en önemli sosyal sorunlarından biri olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Verilere göre, yalnızca geçen yıl 9 bin 354 kız çocuğu ve 617 erkek çocuk evlendirildi. Son beş yılda ise toplamda 57 bin 618 kız çocuğunun evlendirildiği tespit edildi. Bu rakamlar, özellikle ataerkil yapıların hâlâ derin etkisini koruduğunu ve çocukların temel haklarının ihlal edildiğini açıkça ortaya koyuyor.
Çocuk Evliliklerinin Boyutu
TÜİK'in 2024 yılı verilerine göre, 16-17 yaş grubunda toplamda 9 bin 354 kız ve 617 erkek çocuk evlendirildi. Geçtiğimiz dört yılda ise bu sayı toplamda 61 bin 136'ya ulaştı. Rakamlar, çocuk evliliklerinin büyük çoğunluğunun kız çocuklarını hedef aldığını gösteriyor. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ataerkil zihniyetin, özellikle genç kızlar üzerindeki baskısının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Avukat Kardelen Ateşci, bu tabloyu şu sözlerle yorumladı:
'Bu veriler, çocuk yaşta evliliklerin büyük oranda kız çocuklarını etkilediğini ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Erkek çocukları da bu durumdan etkileniyor ancak sayıların dengesiz dağılımı, kız çocuklarının ev içi roller üzerinden daha fazla baskı gördüğünü ve ataerkil yapıyı açıkça ortaya koyuyor. Bu evlilikler, çocukların çocukluklarını yaşamasını engelliyor ve hak ihlallerine neden oluyor.'
Yasal Düzenlemeler ve Meşrulaştırma Eleştirisi
Türkiye'de yasal olarak evlilik yaşı 18 olarak belirlenmiş olsa da, mevcut düzenlemeler çocuk evliliklerini tam anlamıyla önleyemiyor. 17 yaşındaki çocuklar aile izniyle, 16 yaşını doldurmuş çocuklar ise mahkeme kararıyla evlenebiliyor. Ancak bu düzenlemeler, özellikle 'olağanüstü durumlar' ifadesinin geniş yorumlanması nedeniyle eleştiriliyor.
Ateşci, bu düzenlemenin çocuk evliliklerini önlemek yerine meşrulaştırdığını vurgulayarak şunları söyledi:
'Türkiye, taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) ile çocuk yaşta evlilikleri yasaklama taahhüdünde bulunmuş bir ülke. Ancak uluslararası yükümlülükler iç hukuka tam anlamıyla yansımadığı sürece çocuklar korunamaz. Mevcut düzenlemeler, çocuk evliliklerini resmileştirmekten öteye gidemiyor.'