Bugünün Haberi
29 Ağustos 2025, 16:09
4

Negatif Faizin Bedeli Ağır Oldu: Zengini Zengin, Fakiri Kiracı Yaptı!

Türkiye’de yıllardır uygulanan negatif faiz politikası, konut piyasasını altüst etti. Ev sahibi olma hayali milyonlarca kişi için imkânsız hale gelirken, çok konut sahibi olan azınlık büyük kazanç sağladı. Bu sürecin toplumsal huzursuzluğa yol açacağı uyarıları artıyor, detaylar haberimizde…
Negatif Faizin Bedeli Ağır Oldu: Zengini Zengin, Fakiri Kiracı Yaptı!
PAYLAŞ

Türkiye’nin son on yılında uygulanan “derin negatif faiz” politikaları, ekonomide büyük bir kırılmaya yol açtı. Faizlerin enflasyonun çok altında tutulması, krediyle borçlanan azınlığın yükünü hafifletirken, konutu bir barınma hakkı olmaktan çıkarıp adeta servet artırma aracına dönüştürdü. Beş yıl önce maaşının yarısını kredi taksitine ödeyen bir kişi, bugün aynı taksiti maaşının yalnızca küçük bir kısmıyla kapatabiliyor. Ancak bu tabloda kazananlar sınırlı bir kesim oldu. Varlıklı aileler düşük faizli kredilerle ikinci, üçüncü hatta onuncu evlerini satın alırken, dar gelirli ve orta sınıf peşinat bulamadığı için bu fırsatlardan yararlanamadı. Böylece kiracı oranı yüzde 23’ten 28’e yükseldi, ev sahipliği oranı ise geriledi.

Barınma Krizi Kapıda

Merkez Bankası’nın verileri, düşük faizli kredilerin büyük oranda “ek konut” yatırımlarına yöneldiğini açıkça gösteriyor. Bu durum, hem fiyatları hem de kiraları tarihi rekor seviyelere taşıdı. Türkiye art arda dört yıl konut fiyat artışında dünya birincisi olurken, kira artışları da kontrol edilemez noktaya geldi. Ev sahibi-kiracı dengesi bozuldu, barınma hakkı giderek daha pahalı bir yatırım aracına dönüştü. Negatif faiz, kısa vadede tüketimi canlandırsa da uzun vadede milyonlarca kişiyi kiraya mahkûm etti. Gelir ve servet dağılımındaki uçurum büyüdü; zengin daha zenginleşirken, dar gelirli kesim ev sahibi olma hayalini kaybetti. Bugün kazanan gibi görünenler bile, yarın artan barınma krizi, tersine göç ve yükselen işçilik maliyetleri nedeniyle toplumsal huzursuzluğun yükünü taşımak zorunda kalacak.