Bugünün Haberi
29 Ağustos 2025, 12:57
4

Erdoğan’ın Sözleriyle Başladı: Öcalan’dan Mektup, Bahçeli’den Şok Çıkış!

Türkiye “Terörsüz Türkiye” girişimiyle tarihi bir sürecin eşiğinde. İmralı görüşmeleri, siyasi hamleler ve bölgesel tehditler yeni bir dönemin habercisi oldu. Sürecin perde arkasındaki kritik adımlar ve tüm detaylar haberimizde…
Erdoğan’ın Sözleriyle Başladı: Öcalan’dan Mektup, Bahçeli’den Şok Çıkış!
PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te TBMM açılış konuşmasında yaptığı uyarılar, Türkiye’nin güvenlik politikalarında yeni bir sürecin kapısını araladı. Erdoğan, İsrail yönetiminin dini fanatizmle hareket ederek Filistin ve Lübnan’dan sonra Anadolu’ya göz dikebileceğini dile getirmiş, bu tehdidin yalnızca Türkiye’nin değil tüm bölgenin güvenliğini ilgilendirdiğini söylemişti. O günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Partili isimlerle tokalaşarak başlattığı “Terörsüz Türkiye” girişimi, Ankara siyasetinde büyük yankı uyandırdı. İsrail’in saldırganlığı ve bölgedeki dengeleri değiştiren gelişmeler, ABD’nin desteğiyle giderek büyürken, Türkiye içeride “terörsüzleşme” adımlarına hız verdi. Özellikle TBMM’deki kapalı oturumlar, Özgür Özel’in tavrı ve muhalefet ile iktidarın farklı okumaları, sürecin siyasi boyutunu daha da karmaşık hale getirdi.

Terörsüz Türkiye Süreci ve Öcalan Görüşmeleri

8 Ekim 2024’te TBMM’de alınan kararlarla resmen başlayan süreç, kısa sürede İmralı görüşmelerine uzandı. Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılması ve örgütün feshedilmesi halinde umut hakkından yararlanabileceğini dile getirerek sürece beklenmedik bir yön verdi. 28 Aralık 2024’te DEM Parti heyeti Öcalan ile görüştü, ertesi gün ise Öcalan’ın destek mesajı kamuoyuna aktarıldı. 2025 yılı boyunca devam eden görüşmelerde, DEM Parti temsilcileri Numan Kurtulmuş ve Bahçeli ile bir araya gelirken, 22 Ocak’ta ikinci İmralı ziyareti gerçekleşti. 13 Şubat’ta PKK yöneticilerinden Cemil Bayık’ın Öcalan’dan mektup aldığını açıklaması, sürecin kritik aşamaya girdiğinin göstergesi oldu. “Terörsüz Türkiye” yaklaşımı, yalnızca iç güvenlik politikaları açısından değil, bölgesel barış perspektifi bakımından da tartışmaların merkezine yerleşti.