Bugünün Haberi
31 Ağustos 2025, 22:26
4

Akşam Sofrasındaki O Alışkanlık Erken Bunamanın İlk Sinyali Olabilir!

Akşam yemeğinde fark edilmeyen küçük bir davranış, ciddi bir sağlık sorununun işareti olabilir. Uzmanlar, bu alışkanlığın erken evre bunamanın habercisi olduğunu söylüyor. Detaylar ve belirtiler haberimizde…
Akşam Sofrasındaki O Alışkanlık Erken Bunamanın İlk Sinyali Olabilir!

Akşam yemeklerinde farkında olmadan yapılan bazı alışkanlıklar, erken evre bunamanın işaretlerinden biri olabilir. Uzmanlara göre özellikle frontotemporal demans adı verilen ve beyin fonksiyonlarında kişilik ile iletişim becerilerinden sorumlu bölgeleri etkileyen bu hastalık, yeme davranışlarında tuhaf değişikliklerle kendini gösterebiliyor. Tek tip gıdaya saplanıp diğer tüm yiyecekleri reddetmek, başkalarının tabağından yemek yemek ya da aniden kontrolsüzce aşırı yemek gibi davranışlar, bu hastalığın erken belirtileri arasında görülüyor. Nörobilimci Dr. Marilena Aiello, bu tür alışkanlıkların sadece sosyal açıdan sorun yaratmadığını, aynı zamanda sağlık üzerinde de ciddi etkiler bırakabileceğini belirtiyor. Hastaların bir kısmında hızlı kilo alımı gözlenirken, bazılarında ise dengesiz beslenme nedeniyle sağlığın zayıfladığı vurgulanıyor.

ERKEN BELİRTİLER ALZHEİMER’DEN FARKLI

Frontotemporal demans, İngiltere’de yaklaşık 944.000 kişiden her 20 kişiden 1’ini etkiliyor. Hastalık genellikle hafıza kaybıyla değil, davranış değişiklikleriyle başlıyor. Bu yönüyle Alzheimer’dan ayrılan rahatsızlık, ilk etapta daha çok yeme alışkanlıklarındaki bozulmalar ve ani kişilik değişimleriyle kendini belli ediyor. İlerleyen evrelerde konuşma bozuklukları, kelime bulma güçlüğü, yutma sorunları, yürümede zorluklar ve enfeksiyonlara karşı artan hassasiyet görülebiliyor. Ölümcül bir hastalık olmasa da komplikasyonları ciddi riskler yaratabiliyor. Araştırmacılar, bu tuhaf yeme alışkanlıklarının beynin açlık ve tokluk sinyallerini kontrol eden mekanizmalarındaki bozulmalarla ilişkili olduğunu düşünüyor. Henüz neden bu denli güçlü etkiler yarattığı tam olarak açıklanamasa da, erken teşhis için sofrada sergilenen sıra dışı alışkanlıkların dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.

31 Ağustos 2025, 22:29
5

Tek Kaşığıyla Demir Deposu! Dut Reçeli Kansızlığa Karşı Doğal Çözüm

Dut reçeli, yalnızca lezzetiyle değil, yüksek demir içeriğiyle de sağlık için adeta bir süper besin. Halsizlik, saç dökülmesi ve bağışıklık zayıflığına karşı etkili olduğu belirtiliyor. Kansızlığa karşı dut reçelinin gücü ve uzmanların önerileri haberimizde…
Tek Kaşığıyla Demir Deposu! Dut Reçeli Kansızlığa Karşı Doğal Çözüm

Demir, insan vücudunun sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için en kritik minerallerden biri. Oksijenin dokulara taşınmasını sağlayan kırmızı kan hücrelerinin üretiminde başrol oynayan demir, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiriyor, enerji seviyelerini artırıyor ve saç, tırnak gibi yapıların sağlıklı kalmasına katkı sağlıyor. Eksikliği ise halsizlik, baş dönmesi, saç dökülmesi, tırnak kırılması, solgun cilt ve kansızlık gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle kadınlarda ve çocuklarda daha sık görülen demir eksikliği, yaşam kalitesini düşüren en önemli sağlık problemlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yıllardır demir kaynağı olarak pekmez sofralarımızda başrolü üstlenmiş olsa da, artık onun güçlü bir rakibi daha var: dut reçeli. Uzmanlara göre dut reçeli, tek kaşığıyla bile vücudun demir depolarını doldurarak kansızlığa karşı doğal bir çözüm sunuyor.

DUT REÇELİNİN DEMİR DOPİNGİ

Hem beyaz dut hem de kara dut, doğanın en zengin demir kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu meyvelerden hazırlanan dut reçeli, sadece kahvaltı sofralarını tatlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda içerdiği yüksek demir oranıyla adeta doğal bir tedavi edici besin haline geliyor. Üstelik dut reçeli, sadece kansızlığı gidermekle kalmıyor; bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücudun enerji dengesini koruyor ve saç dökülmesi ile tırnak kırılmalarına karşı da destek sağlıyor. Doktorlar, demir takviyelerinin yanı sıra doğal gıdalarla bu açığın kapatılmasının en sağlıklı yöntem olduğunu vurgularken, uzmanlar da dut reçelinin bu konuda öne çıktığını belirtiyor. Geleneksel lezzetlerin sağlık açısından ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koyan bu bulgular, dut reçelini sofraların vazgeçilmezi haline getiriyor.

İlginizi Çekebilecek Haberlerimiz

Aşağıya kaydırmaya devam edin...